24 Kasım 2012

Kore Yemekleri Mercek Altında

Gönderen Neobi zaman: 00:00
Bundan günlerr günlerr önce ben, kod adlarıyla nevale ve peri akşam saatlarinde beşiktaşta buluşup gaya'ya doğru yol aldık.
Not: Beni bir saat beklettiklerini yazmayacağım :P Ayıplarını yüzlerine vurmayacağım :P
Saat 19.30 civarı. İsmi lazım değil perinin deyimiyle o saatlerde restoran koreli kaynıyormuş. Yalan azizim yalan gittiğimizde in cin top oynuyordu haha. Biz başka bir hatun grup ve hakkını yemeyeceğim birde 2 acuşşi ve ajummadan oluşan koreli grup. 
Bu arada buda mekanın içerden şöyle bir görünümü.  Gayet hoş ve nezih bir ortam. Ayrıca sağa sola serpiştirilmiş kore geleneksel eşyaları da mekanın farklı bir ambiyansa bürünmesine olanak sağlamış =) 
Heyecan hat safhada tabi ki. Dizilerde ağızlarını şapırdata şapırdata yedikleri o lezzet yumağı gibi görünen yemeklerden nihayet yiyeceğim. Bir menü geldi ki anlayan beri gelsin hehe 
O an neden yemek isimlerini araştırmadım diye hayıflanmadım değil hani. Neyse ki peri oranın müdavimiymiş anında tercüme etti hepsini.  İlk iş aklıma ( resmen bir saattir nette yemeğin adını arıyorum -,- ) Tteokbokki ( valla bu değil gibi ismi sanki ama neyse resmini görünce hangi yemek olduğunu anlayacaksınız zaten :D ) sormak geldi. Varmış hemen bir adet sipariş ettik. Daha sonra şu üstü sebze dolu bibimbap, ortaya aynı korede çadırlarda olur ya masaların üzerinde küçümencik bir ızgara üstünde cızır cızır dumanı tüten. Heh gayada her masada var o ızgaradan. Ee hal böyle olunca et sipariş etmeden olur mu ? Cıks olmaz :D Tabi ki bizde ettik. Herkese birer kase pirinç ( bildiğiniz bizim hastalara yedirdiğimiz lapa işte hehe ) vee geceye damgasını vuran soju sipariş ettik.  Valla yemekler geri dursun en çok soju için hevesliydim. Hevesliydim diyorum çünküü... Yazının devamında anlatacağım işte nihahah. Neyse efenim yukarıda yazdığım siparişleri verdik. Birer ikişer hepsi geldi. Restoranın şöyle bir özelliği var. Siparişinize ek olarak birde dünyanın mezesini getiriyorlar.
Masamızın üstü doldu taştı desem yalan olmaz. Etlerimizi hemen attık ızgaraya ve bir cızz sesii. Biz gayet mutlu mesut devam ederken pişirmeye periye seslendim:

Neo: Açalım mı sojuyu ? Hadi bi tadına bakalım he he hee ?
Peri: Ama daha yemekler gelmedi ?
Neo: Olsun bi kerecik tadına bakalım he he heee
Israrıma dayanamayan peri soju'yu açtı. Bir dakikaa hemen resmini kapıp geleyim haha
Neyse efenim doldurduk o minicik bardaklarımıza. Şimdi normal olarak tek dikişte bitirmem lazım. Lakin hiç bilmediğim yemekleri öyle löp diye ağzına atan bir insan değilim ben ( bunu yaptığımda başıma neler gelebileceğini az sonra göreceksiniz :D ) O yüzden ufak bir yudum aldım önce.  Nasıl tarif etsem bilmiyorum ama şekerli şurup gibi birşey anacığım bu soju. O kadar dizide içerken yüzünü buruşturan insan gördüm. Yahu neden suratınızı buruşturuyorsunuz ki ? Ciddi anlamda tatlıydı haha Ben daha sert, daha çok yakan birşey beklemiştim ama ıhh cıkss. Bu yüzden soju bende sınıfta kaldı. Gecenin devamını kolayla getirdim ^^

Gelelim şu adını bir türlü hatırlayamadığım yemeğe. Ne demişti gıgıl amca Tteokbokki. Umarım yemeğin adını bilen biri çıkar aranızdan da beni de kurtarırsınız düşünmekten =) İşte saatlerdir aklımı kurcalayan o yemek. Bildiniz değil mi ? Ben bu yemeği cidden merak ediyordum. Böyle nasıl desem kıyır kıyır, ne sert ne yumuşak tuhaf bir şey. Tatlı ve acı. Lakin yinede güzel. Yani ben sevdim o yüzden geçer puanı aldı benden :P 


Sırada ne var diyerek çatallarınızı masaya vurduğunuzu duyar       gibiyim ? O yüzden sırada ki yemek sizin için gelsin. Bibimbap ^^Şey evet neredeyse dibini gördükten sonra çekmek geldi aklıma :/ Ama nette yazarsanız daha kaşıklanmamış halinide bulabilirsiniz. Şimdi bildiğiniz lapa pilavın üstüne bir dizi sebze ve etin ( buharda pişmiş eklenmesiyle yapılan bir yemek. Şu pirinçlerde gördüğünüz kırmızılık ise yemeğin sosu. Allah'tan sosu eklemeden önce saf haliyle bir iki kaşık almayı akıl etmişim. Zira içine döktüğümüz sosun bal karışımı olduğundan şüpheliyim -,- Böyle bir yemek nasıl tatlı olur ya ıyyy hiç bana göre değil. Soslu hali kaldı, sossuz hali ise geçti hehe 


Gecenin kralına geçelim mi ? Eve evet geçelim odaa ızgara ett. Et bu arkadaş hangi ülkede olursa olsun sadece, katıksız bir şekilde yendiği sürece mükemmeldir ( çok etçil bir insanım gumiho kadar olmasam da :P ) Böyle bütün olarak geliyor. Pişirip makasla parçalıyorsunuz sonra ki o aşamada baya zevkli hehe. Yanında gelen koca marul yığını tabakda cabası tabi ki. Birgün biri bana eti marulla yersen şahane olur dese gülerdim bi taraflarımla. Aman siz o hataya düşmeyin şahane birşey oluyor ciddiyim.
Şu yanda gördüğünüz beyaz küçük çay altlığı gibi şeyin içinde olan sarımsı şey ise etin batırılması gereken sosmuş. Lakin onuda kullanmadım ? Neden bilin bakalım ? Bingo çünkü oda tatlıydı -,- 
Bu arada hemen hemen her soslarında susam yağı kullandıkları gözümden kaçmadı.

Şimdi geçelim mezelere ^^ Bu kısımda çok güleceksiniz çokkk :P
Aslına bakarsanız bunun ne olduğunu bilmiyorum. Yeşil soğan ve soya filizi vardı içerisinde. Sosu tadı tuzu ( ki bu yemeklerin hepsi sıfır tuzluydu bunu demişmiydim ? ) yerindeydi. En sevdiğim meze sıralamasında liderliğe de oturdu haliyle =)







Bu ise ne olduğu hakkında aslında bir fikrim yok bununda. Salatalıktan olma turşudan bozma değişik birşey :D Çiğ salatalığı bir takım soslara bulamışlar. Lakin ağğ yani nasıl desem. Bırakın salatalık salatalık olarak kalsın arkadaşş !! Sınıfta kaldı anlayacağınız...


İkinci en büyük hayal kırıklığımın sebebidir şu yanda pörsümüş şekilde yatan kimchi :/ Bir kere inanılmaz acı. Ona katlanırım sorun değil lakin daha lahanayı ısırdığınız anda bir çürük tadı doluyor ki ağzınıza sormayın gitsin :S Nevaleye göre ( kendisi koreye gitti ) orada ki kimchiler çok güzelmiş bunun onunla alakası yokmuş. O yüzden diyorum ki türk yapımı bu kimchi benim için sınıfta kaldı. Kore kimchisi ise denenene kadar muallakta :P

Vee tatadadaammmm gecenin meşhur mezeside karşınızda. Adı nedir ne değildir bilmiyorum. Saflık edip sormadık. Yukarlarda bi yerde dediğim gibi ben ki her yemeği önceden mutlaka ya koklar yada böyle ufacık bi lokmayla tadan bir insanım. Ama nedense bunda olaya balıklama daldım -,- Çubuğumu daldırdığım mezeyi daha ağzıma soktuğum anda göz pınarlarıma yaşların hücum etmesi bir oldu.
Ağzımın içini dolduran o iğrenç kokuya değinmiyorum bile. Yutsan yutulmaz, çıkarsan çıkarılmaz. Öyle bet öyle kötü öylee öğğkk
Gözlerimden yaşlar aka aka yuttum ne yapayım T.T Hemen zorla kızlarada yedirdim tabi haha Aynı tepkileri onlarda verdi fazlası var eksiği yok. Hele peri bir kaşık attı birde ağzına varın halini siz düşünün ahaha  Hemen çağırdık tabi garsonu. Yahu dedim bu ne ? Ölüyorum zannetim -,- Şimdi sıkı durun açıklıyorum ne olduğunu. Yukarıda gördüğünüz o şey var ya balığın lavra haliymiş ( kendinden geçmiş ikon tam buraya uygun ) Üstüne üstelik çiğ olmasıda cabasııı ( kendinden geçen ikonun duble halini koydum buraya :S ) 
Bir daha mı tövbee ağzıma sürmem bilmediğim şeyleri koklamadan etmeden. Günlerce ağzıma burnuma geldi bu iğrenç şeyin kokusu. Sonuç mu vasatında altında kaldı.

Genel anlamda aslında kore yemeklerini sevdim. Lakin sevmediğim nokta soslarıydı. Çünkü her şeyin içine şekeri tıkıştırmışlar. Pilav dediğin tane tane ve tuzlu olur arkadaş. Tatlı pilavda nerede görülmüş :D Yedik içtik eğlendik ( söylemesi ayıp yarı aç kalktık peri hariç :P ) güzeldi eğlenceliydi. Kore mutfağı benim için uzak durulacak bir mutfak değil. Ama sosları ve bazı şeyleri kesinlikle uzak durulması cinsten :D Sevgiyle kalın ^^
Ve buda yemek sonrası yeşil çayımız. Valla ne kadar
içtim hatırlamıyorum ama gördüğünüz küçücük
fincanımsı şeylerle gayet iyi gitti ;)

10 yorum:

SHINee Hikayeleri on 24 Kasım 2012 01:43 dedi ki...

Yazın gerçekten samimi ve bilgi verici olmuş :) Tahmin ettiğim kadarıyla okurlarının çoğu öğrencidir. Ee öğrenci adamın da bu tarz mekanlarda en çok merak ettiği şey doğal olarak fiyat aralığı olur :D Duyduğum kadarıyla yemekleri değil ama fiyatları baya tuzluymuş. :D Doğru mu? ^^

Neobi on 24 Kasım 2012 01:49 dedi ki...

Haha güzel bi noktaya parmak bastın. Aslında tuzlu denilebilecek bir aralıkta. Şu saydığım yemeklerin hepsine kişi başı 48 tl ödedik. Yani totalde 144 lira gibi birşey.
Yalnız şuda var biz cidden abarttık :D Sadece bir kase bibimbap seni fazlasıyla doyurur. He dersenki ben et yemem o zaman fiyatda düşer. Çünkü fiyatı yükselten etti. ( fiyatını sorma valla hatırlamıyorum :D )
Meslea ben tek gitsem yiyeceğim şey ramen olur ki oda 12 tl. Kocaman bir tas :D

SHINee Hikayeleri on 24 Kasım 2012 01:52 dedi ki...

Gözümü çok korkutmuşlar desene. Daha kötüsünü bekliyordum. Çekçana teşekkürler ^^

Neobi on 24 Kasım 2012 01:54 dedi ki...

Bir daha gittiğimde mennünün resmini çekerim çaktırmadan haha :D Asıl ben teşekkürederim efenim buralara kadar geldiniz ^^ Güzel yorumun içinde ayrıca teşekkür ettim ;)

Miss-Yuki on 24 Kasım 2012 14:42 dedi ki...

Neobi senden tekrar güzel ve sımsıcacık bir yazı çıkmış ellerine sağlık benim en çok merak ettiğim şey şu Bibimbap dı sayende yemiş kadar oldum ^^ yazılarının devamını bekliyorum :)

soguk nevale on 24 Kasım 2012 15:40 dedi ki...

yavru seoul restorandaki kimchi güzeldi hatırlarsan
not:seoul restoran istanbulda ismi yanıltmasın :D

Neobi on 24 Kasım 2012 15:44 dedi ki...

Onu yazdıkya bebemm yıh yıh :D

Neobi on 24 Kasım 2012 15:45 dedi ki...

Aiguu çok teşekkür ederim efenim çok mutlu ettiniz ben denizi hehe Bibimbap valla tatlı seviyorsan sosla kaşık kaşık ye. Ama yok ben tuzlu insanıyım diyor ise ( benim gibi ) soslu hali pekde iç açıcı değil :P

Derya Karabas on 27 Kasım 2012 22:52 dedi ki...

dostlar sonunda bloğa geldim tam da zamanıymış allahım çene kaslarıma ağrılar girdi sağolasınız vallahi balığın larvası düşünmek bile midemi kaldırdı çiğ yahu (kusmak üzereyim galiba) ...... bu gecelik yeter blog süper olmuş görüşürüz

Neobi on 30 Kasım 2012 20:26 dedi ki...

Hoşgeldinn hoşgeldinn hoşgeldinn ^^ Aynen çiğ sen birde onu öğrendiğim anı görmeliydin ağğğğ

Yorum Gönder

 

Neobinin Sırça Köşkü Copyright © 2010 Design by Ipietoon Blogger Template Graphic from Enakei